Türkçe Çeviriler: Sözcük Seçimi Üzerine
"Okul Öğretisi" mi?
Öğreti: "1. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve dogmaların bütünü, meslek. 2. Belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olan ilke veya ilkeler dizisi." (Türk Dil Kurumu, Güncel Sözlük, internet).
"Schulwerk" sözcüğünün Türkçe çevirileri arasında çok kullanılan -okul öğretisi-, pedagojideki tarihsel gelişimle bağlantılı olarak "Werk"in kazandığı birçok boyuta ve anlama sahip değildir. "Okul öğretisi", "Schulwerk"in kelimesi kelimesine, doğrudan çevirisi de değildir. "Öğreti" sözü "Werk"in Türkçe karşılıkları arasında yer almamaktadır. Almancaya "Lehre" sözcüğü ile çevrilebilir. Türk Dil Kurumu Güncel Sözlük öğreti sözcüğünün karşısındaki tanımda diğer ifadeler yanında şunlara yer verir: "Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve dogmaların bütünü; . Belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olan ilke veya ilkeler dizisi." Bu tanım dikkate alındığında, Orff-Schulwerk'te belli kuralların ve dogmaların yazılı olmaması gerçeği, "öğreti" sözünün kullanılmaması için yeterli nedendir.
Orff-Schulwerk, uygulama çalışmaları ve doğaçlamalar sonunda ortaya çıkmış ve yine aynı amaca yönelmiş bir modeller derlemesidir: "Model, henüz yaratılmamış bir şeyin taslağı, örneği olabileceği gibi ortaya çıkarılmış bir şeyin küçültülmüş, azaltılmış benzeri / yansıması da demektir. Görünür ve kavranır biçimde ana çizgileri yapılandırır. ---Model yapılabilir özelliklere sahiptir ve bu nedenle en geniş anlamda pedagojiktir." (Thomas, Musica Poetica, s. 20).
"Yöntem" veya "Metot" mu?
Yöntem: "Bilimde belli bir sonuca erişmek için, bir plana göre izlenen yol, metot." (Türk Dil Kurumu: Güncel Sözlük, internet).
Orff-Schulwerk, metot olmayan bir çalışmadır: "Yayınlandığı biçimiyle Musik für Kinder (Çocuklar için Müzik) derste okutulmaya hiç uygun değildir. Bu yüzden Orff-Schulwerk'i bilenler her zaman bir yöntem sorusuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Wilhelm Keller, Orff-Schulwerk'in bir metot olmadığını vurgulamış ve Einführung in Musik für Kinder (Çocuklar için Müziğe Giriş) adlı kitabında bununla ilgili ilk ipuçlarını vermiştir. Orff-Schulwerk'te içeriğin barındırdığı, içsel bir yöntemle açık, dışsal ikinci bir yöntemden söz etmek anlamlı olur. İçsel yöntem, Carl Orff'un erken dönem yazılarında gösterdiği metotla ilgili tutumdan anlaşılır.-Dışsal yöntemi Gunild Keetman ancak 1970 yılında Elementaria isimli kitabında ortaya koymuştur." (Kugler, Zur Geschichte des Schulwerks; s. 68, 2003). Ancak Keetmann'ın "Elementaria"da sunduğu yöntem bağlayıcı olmadığı gibi "tek doğru" olarak da öne sürülmemiştir. Keetmann bununla kendi dersindeki uygulama deneyimlerini tanıtmaktadır. Werner Thomas, Keetmann'ın "Elementaria" kitabına yazdığı önsözde şöyle der (s. 12, 1970): "Yazar tek bir yönteme dogmatik bağlılık göstermeden örnekler ve ipuçları vermektedir. Çoğunlukla denenmiş çözümler sunarken başka olanakları ve bireysel değişiklikleri de dışlamaz. Bu özgürlük Orff-Schulwerk'in model karakterinde yatmaktadır."
Metodik olarak kurulabilen pedagojik süreçlerin oluşturulması için Orff-Schulwerk eğitimcilere sayısız olanaklar sunar. Bu nedenle "yöntem" sözünün Orff ve Keetmann'ın toplu pedagojik çalışmaları için kullanılamayacağı söylenebilir. Çocukları müzik yapmaya, dans etmeye ve doğaçlamaya yöneltebilmek için "bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, bir plana göre izlenen yol" anlamında, her eğitimci, derste belli amaçlara ulaşmak için birçok yollar (yöntemler) bulabilecek veya geliştirebilecektir; bulmak ve geliştirmek zorundadır. Kısaca ifade edilirse:Schulwerk bir metot, (yöntem) değildir (içermez); buna karşın içerdiği modellere dayanarak eğitmenin kendi ders sürecini geliştirmesini ister. "--- Bu nedenle, (Schulwerk nüshalarındaki, kendi notu) tüm kayıtlar, oluşları gereği, derste ve ders için belirlenmiş, gelişmiş ve ortaya çıkmış doğaçlamalardır; çoğunlukla çok sonra not edilmişlerdir. --- Böylece Schulwerk bir modeller derlemesidir. Bunlar, karşıt yönden, geldikleri yere, doğaçlamaya varmak isterler." (Orff: Elementare Musikübung, Improvisation und Laienschulung, s. 192, 2002).
"Anlayış" mı?
Anlayış: "1. Anlama işi veya biçimi, telakki, zihniyet. 2. Anlama yeteneği, feraset, zeka. 3. Hoş görme, halden anlama. 4. Ayırıcı bir nitelik olmak bakımından görüş, zihniyet." (Türk Dil Kurumu: Güncel Sözlük, internet).
Dersin uzmanca oluşturulması ve işlenmesi bakımından Orff-Schulwerk'in temel prensiplerini anlamak doğal olarak bir önkoşuldur. Carl Orff'un müzik eğitimi konusundaki fikirlerinin temelinde, insanı "elementer yaratan", içinden gelerek yapan, etkin olan varlık olarak görüşü (telakki) yer alır.
Schulwerk'in yanlış anlaşıldığı ve Orff'un müzik eğitimi konusundaki fikirlerini, eğitimin uygulandığı yerdeki yerel, kültürel koşulları ve hedef kitlenin antropolojik özelliklerini hiç dikkate almadan yalnızca ksilofon ve metalofonlarla çalınacak bir materyal derlemesi olarak kullanıldığı çok görülmüştür. Başkaları yanında Regner ve Thomas bu konuda uyarırlar: "Yabancı kültür alanlarındaki yansıması asla sadece bir materyal aktarımı olmamalıdır. --- Elementer müzik ve hareket eğitimi ile Avrupa merkezli eğilimleri hiçbir biçimde güçlendirmemeye, aksine kullanıcıların kendi kaynaklarına dikkat çekerek, en önemlisi, kendi olma bilincini desteklemeye özen gösteriyoruz." (Regner, Thomas'tan alıntı: Musica Poetica, s. 30). "Tanzstück" (dans parçası) isimli, melodi varyasyonları "Orff-Schulwerk - Musik für Kinder" kitaplarının çoğunda ortaya çıkan bir nota örneği hakkında Thomas şöyle yazar: "Bu 'hazır' parça her ne kadar ('Tanzstück' 4. ciltteki yazım) ezberlemeyi gerektiriyor gibi görünse de, daha önceki, kendi içinde geçerli yazımlar bu konuda uyarır. Bu donanımı ile de model donmuş değildir: Taslak ---- zorunlu bir röprodüksiyon için kural koymaz, aksine başarılı olduğu düşünülen bir sonucun daha sonra kaydedilmesidir. Anlamaya çalışanın kendi ses fantezisini ve hayal gücünü harekete geçirir." (Thomas, Musica Poetica, s. 26).
Dersi uygun biçimde yapılandırabilmek için öğretmenin Schulwerk'in temel prensiplerini anlaması ve Orff'un olaya yaklaşma biçimini, görüşünü (telakki) de anlayabilecek durumda olması gerekir. Tüm Orff-Schulwerk'i "anlayış" sözü ile adlandırmak yerine, Schulwerk'in doğru anlamında çalışabilmek için bir olaya belli bir biçimde yaklaşmayı, görüşü (telakki) benimsemek, bunun için de "anlayış" gerektiği söylenebilir.
Yaklaşım mı?
Yaklaşım: "1. Yaklaşma işi. 2. Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi."
Carl Orff'un müzik eğitimindeki felsefesi Schulwerk anlamında çalışmanın çerçevesini oluşturur. Amaç ve içerik, hatta ders konusu (=NE) ister eğitimcinin kendi oluşturduğu öğretim programı (yıllık plan, ders programı) olsun, ister okulun yaptığı bir program veya resmi ders planı olsun, hepsinde bellidir. Ders içindeki süreçlerin akışı (= NASIL) Schulwerk'e uygun düzenlenebilir. Yani: Tanımdaki "bir sorun" dersin konusu, amacı ve içeriğidir. Pedagog dersi Schulwerk'in pedagojik prensiplerine göre nasıl yapılandırabileceğini her seferinde yeniden düşünmelidir. Sembolik bir ifadeyle, soru öğretmenin elindedir (bir sorunu ele alış) ve öğretmen ona Orff'un müzik eğitimi ile ilgili fikirleri doğrultusunda bakar (ona bakış biçimi). Regner öğretmenin rolü ve sorumluluğu konusunda şöyle yazar: "İşbirliği, birlikte bir işi ortaya çıkarmak, doğaçlama ve düzenleme / sanatsal yaratı, bunlar Carl Orff ve Gunild Keetmann'ın düşündükleri ve gerçekleştirdikleri şeylerdir. --- Ve böyle çalmayı / oynamayı ve çalışmayı Schulwerk'le ilişkili olarak da önermişlerdir. Öyleyse, her sayfası Schulwerk'in temelini oluşturan bir yöntem söz konusu değildir; o halde öğretmenler, öğretmen yorumuna dayalı yönergeleri -söylendiği gibi- kolayca "gerçekleştiremezler". O zaman Schulwerk sanatsal yeteneği olan pedagoga gereksinim duyar, bu da Orff-Schulwerk için hem şans hem tehlike oluşturur." (Regner: Orff-Schulwerk in der Schule? s.7).
|