Proje Hakkında

Fotoğraflar

Video

Orff Müzik Eğitimi Hakkında Bilgiler:

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve Orff Merkezi Türkiye ile bir protokol imzaladınız ve yeni bir müzik eğitimi sergileyen „Orff Schulwerk“ yöntemiyle anaokullar ve ilkokullarda yaygınlaşması için ‘‘Anadolu Müzik Eğitimi İyileştirme Projesi‘‘ni devreye soktunuz. Bununla neyi amaçlıyorsunuz?

Türkiye‘de çağdaş müzik eğitimi için geçmişimizden gelen birikimlerimizi paylaşmak amacıyla yaklaşık 5 senedir büyük bir özveri ile, varolan sosyal ve sanatsal tıkanıklıkları müziğin eğitimsel gücüyle aşmak istiyoruz. Tüm Türkiye‘yi kapsamaya yönelik birçok projede olduğu gibi bu projenin temelinde de ‘‘eğitim‘‘ yatmaktadır. Topluma nitelikli müzik eğitimi verebilmek içinse derin birikim, emek, adanmışlık ve öngörü isteyen bir girişim gerekmektedir.

Bildiğiniz üzere, her projemizde arzuladığımız kaliteye ulaşmak için en profesyonel hocalar ve ekiplerle çalışıyoruz. Bu anlamda Almanya’daki Carl Orff Vakfı (Diessen) ve Orff Merkezi (Münih), 2001 yılında İstanbul‘da kurulan Orff Schulwerk Eğitim ve Danışmalık Merkezi‘ni bu eğitimi vermeye yönelik bugüne dek şu anda tek yetkili kuruluş olarak tanımaktadır.
Nitekim Tevitöl projemizde, uyguladığımız eğitim düşüncelerimizin ötesinde bazı taşları yerinden oynatmış, hayatlarında hiçbir müzik enstrümanı görmemiş öğrencileri, enstrüman öğrenerek yaratıcılıklarını keşfetmeye, müzik sayesinde belli değerleri özümsemeye ve bu ortak değerleri paylaşmaya yöneltmiştir. Bu çocuklar aldıkları eğitim sayesinde ‘‘kötü müzik – iyi müzik‘‘ ayrımını kendileri yaparak bizleri son derece şaşırtmaktadırlar. Küçük bir ateş nasıl bir ormanı yakabiliyorsa; aynı ateşle, dünyaya küs olmayan, yaratıcı, zeki, sosyal paylaşımı yüksek, müzik sevgisi ve zevki sarsılmayan bireyler yetiştirmenin mümkün olduğunu, yaşadığımız deneyim ışığında, bugün sevinerek görebiliyoruz.

Bunun uzantısı olarak Türkiye çapında tüm anaokulları ve ilkokulları kapsayacak Orff Müzik Eğitim Sistemi’yle her çocuğun hakkı olan bireysel yaratıcılık, özgüven ve kendi sınırlarını tanıma olgusunu oturtarak çok daha dengeli kişilikler yetiştirmek mümkün olacaktır. Ayrıca bu yaşta tespit edilebilecek üstün yetenekler de doğru yönlendirilerek uygun eğitim sayesinde potansiyellerini kanıtlayacaklardır.

Güher-Süher Pekinel